Datça'da ilk defa nereye gidilir? Datça'nın en güzel koyları, denizleri ve pırıl pırıl bükleri hangileridir? Datça'nın en güzel zamanlarından saklı sokaklarına, lezzet duraklarından en bakir plajlarına, konaklama alternatiflerinden festivallerine kadar aradığınız tüm detayları bu içerikte bulabilirsiniz. Haydi, Datça'yı keşfetmeye başlayalım!
@ilk_defa_gidiyorum

Marmaris körfezinden Ege'ye doğru uzayan Datça Yarımadası, yeşil ile mavinin buluştuğu mükemmel doğası, berrak denizi ve beyaz kumsalları, birbirinden eşsiz koyları, zengin bitki örtüsü, asırlık zeytin ağaçları, antik kentleri ve arkelojik çeşitliliği ile Türkiye'nin en güzel rotalar arasında yerini alıyor.
Türkiye'nin en uzun kıyı şeridine sahip olan (ortalama 1100 km.)
Datça'nın keşfedilmeyi bekleyen 52 koyu bulunuyor.
Karadan Ulaşımı Olmayan Koylar ise;
Çocukluysanız ve sığ deniz arıyorsanız Hayıtbükü, geniş plaj ve sosyal imkan istiyorsanız Palamutbükü, daha sakinlik arıyorsanız Ovabükü'nü tercih edebilirsiniz.



Datça'nın maviliklerine yelken açmak ve kendi tatilinizin kaptanı olacağı bir mavi yolculuk için rotanızı şimdiden belirleyin.DATÇA TEKNE SEÇENEKLERİ BURADA!
Datça'nın 'Mavi Yolculuk Rotası' Marmaris körfezinden Hisarönü koyuna ve Datça yarımadasının batı ucundaki Knidos antik şehrine kadar uzanıyor.
Bu mavi rota boyunca Çiftlik koyu, Bozuk Kale (Antik Loryma), Kocaada, Bencik ve Kargı koyları, Datça, Kızılada, Bozburun, Kadırga, Kumlubük ve Karya bölgesinin kalıntılarını ziyaret edebilirsiniz.
Keşfedilmeyi bekleyen 52 farklı koyu bulunan Datça'nın popüler koyları arasında Palamutbükü, Ovabükü ve Kargı Koyu bulunuyor.

Datça'nın tarihi taş evleri, dar sokaklarıyla nostaljik bir atmosfer sunan Eski Datça'yı gezebilir, kendinizi masal diyarında hissedebilirsiniz.
Şehrin panoramik manzarasını görmek istiyorsanız antik dönemden günümüze kadar ayakta kalmayı başaran Datça Kalesi'ni ve Helenistik döneme ait kalıntıların yer aldığı Knidos Antik Kenti mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Antik dönemin ünlü merkezlerinden Kos ile Rodos adaları arasında kurulmuş olan Knidos, Karya bölgesinin en önemli merkezlerinden biri ve Halikarnassos'tan sonra bilinen ikinci bir Dorkentidir.
Strabon, kentin teraslar üzerinde kurulu olduğunu ve bir tiyatro gibi kıyıdan akropolise doğru yükseldiğini belirtmektedir. Gerçekten de arazinin dağlık yapısından dolayı Knidos bir teraslar kentidir.


Şehir dar bir kara parçasıyla deve boynu ya da Kap Krio olarak adlandırılan adacıkla birleşmiştir. Bunun sonucunda oluşan iki koya birer liman yapılmış, bunlardan batıdaki savaş gemileri, doğudaki ise ticaret gemileri tarafından kullanılmıştır.
Knidos, ticareti çok gelişmiş bir merkezdir. Şaraplarıyla ünlü olan kent aynı zamanda ürettiği şarapların ihracatını da yapmaktadır. Kent M.Ö. 6.yüzyıldan başlayarak Hellen dünyasında önemli bir rol oynamıştır.

Yuvarlak Tapınak Terası, Ziyafet Evleri, Apollon Terası, Pembe Tapınak, Dionysos Terası
Knidos, plan kare sistemine göre inşa edilmiş bir kenttir. Yani birbirine paralel uzanan sokakları paralel caddeler kesmektedir. Anakara kısmında, akropol ve kenti çevreleyen sur duvarları bulunmaktadır. Şehrin doğusunda ünlü Demeter Kutsal Alanı ve büyük tiyatro bulunmaktadır.
Kentin çeşitli yerlerinde bilinen 7 adet kilise mevcuttur. Doğu-batı caddesi yakınlarında bulunan kilisedeki zemin kaplama bloklarından birinin üzerinde, Arapça kazınmış yazılar göze çarpar. Kiliselerden bazılarının zeminlerinde mozaikler görülmektedir. Kentin doğusunda, çok iyi korunmuş bir durumda, Hellenistik dönemden freskli bir villa bulunmaktadır.
Knidos Antik Tiyatrosu kente hâkim bir mevkide olup, taşları Dolmabahçe sarayının yapımında ve Kahire'de Mehmet Ali Paşa'nın sarayında ve camiinde kullanılmak üzere sökülerek kentten taşınmıştır. Günümüzde ise, tiyatrodan geriye sadece duvar kalıntıları kalmıştır.

Knidos Antik Kenti'ndeki 2000 yıldan daha eski antik tiyatronun hemen yanı başındaki sahilden kendinizi, Güney Ege'nin serin sularına bırakabilirsiniz.
CAN YÜCEL VE ESKİ DATÇA SOKAKLARI
Ne harika yer burası! Nereden buldun bu Datça'yı?
'Elimle koymuş gibi buldum.'
CAN YÜCEL


DATÇA'DA ÖNERDİĞİM OTELLER
312 DATÇA PALAMUTBÜKÜ BUTİK OTEL
Ege ve Akdeniz'in birleştiği nokta olan eşsiz Palamutbükü'nde konumlanan 312 Datça Butik Otel'in doğa ve bahçe manzaralı dört şirin odası bulunuyor. İki kattan oluşan otelin doğaya uyumlu her bir odası ile teras balkonları ise sakinlik ve huzura açılıyor.
Her bir köşesi misafirlerinin konforu için düşünülmüş 312 Datça Palamutbükü Butik Otel'in özel plajında berrak denizin, sarı sıcak sahilin ve bu cennet koyun doğal güzelliklerini keşfedebilirsiniz.
Palamutbükü'nün şimdilerde zeytinlikler ve badem ağaçlarıyla dolu nefis havasını da içinize çekerek bu eşsiz yarımdanın huzurunu deneyimleyebilirsiniz. Otel, bu deneyim için öğlene kadar şezlongunuzu ayırıyor ve ücretsiz plaj kullanımı sağlıyor.

312 Datça Butik Otel'de konaklamaya kahvaltı dahil. Ayrıca restoranda otel misafirlerine yüzde 10 indirim uygulanıyor. Zengin menüsü; Ege'nin en taze balıkları, otlarıyla lezzetlenen mezeleri, 312'ye özel pizza ve hamburger çeşitleri, meşhur Ankara döneri ile sokak lezzetlerinden oluyor. Datça 312 Mutfağı'nda bu lezzet şölenlerine serinletici kokteyller ve geniş bir alkollü içecek seçkisi de eşlik ediyor. www.312datca.com
DATÇA'DA NE YENİR? NE İÇİLİR? DATÇA'NIN NEYİ MEŞHUR?
DATÇA BADEMİ
Datça Bademi, Türkiye'nin en lezzetli bademi olarak bilinir. Badem'in Şubat-Nisan arası çıkan, dış kabukları yeşil ve taze iken yenilenine "Çağla" denir. Temmuz – Ağustos aylarında ise toplanan, güneşte kurutulup kabuklarıyla ya da kırılarak içi satılana da "badem" ya da "kuru badem" denir.
BADEM ÇİÇEĞİ BALI
Datça'nın simgesi olan badem çiçeklerinden üretilen bir bal türüdür. Baharın gelmesiyle birlikte Nisan ayında hasatı yapılan "badem çiçeği balı", arıların Datça'nın en ünlü badem çiçeklerinden topladığı bal çeşididir.
DATÇA HURMASI
Endemik bir tür olan "Datça Hurması", kuzeyde Eksera Deresi, güneyde Hurmalıbük, Karaali Deresi, Karasüleyman Deresi çokça görüldüğü yerlerdir. 10-12 m hatta 15 m uzunluğa erişebilen hurma ağaçlarının meyveleri Ekim - Aralık ayları arasında olgunluğa ulaşır.
KEKİK BALI
Gelişmiş olan arıcılık, ilçenin önemli gelir kaynaklarından biridir. Çam balı, harnup balı, kekik balı ve çiçek balı ilçede üretilen başlıca bal türleri olup, özellikle kekik balı en değerlisi olarak kabul görmektedir.
Bal, Badem, Balık. Datça'nın meşhur bademi'ni almadan, taze bademli levreğini tatmadan ve kekik balını denemeden dönmeyin.
İĞNE OYASI
Datça'nın en değerli el sanatı "iğne oyası"dır. İğne oyası yapımında kullanılan has ipek evlerde ipek böceği yetiştirilip ipeğin istenildiği gibi bükülerek pişirilmesiyle elde edilir.
Bu ipek ipliklerden iğne ile motifler elde edilir veya büyük eşya örtüleri yapılır. İğne oyası pazar yerinde, butiklerde ve hediyelik eşya satan dükkanlarda ya da üretimin yapıldığı evlerde satılmaktadır.
*Genel bilgiler Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nde alınmıştır.